Olcay Özgül: Yoga’ya ilgi artıyor

“Nefes alıyorsan yoga yapabilirsin” der değerli bir guru.

,
Olcay Özgül: Yoga’ya ilgi artıyor

Öncelikle bize yoganın ne anlama geldiğini, ne olduğunu kısaca söyler misiniz?

Yoganın kelime anlamı Sanksritçe’de “birleşmektir” Yani bireysel zihnin, kozmik zihin içinde erimesi. Bunun anlamı da kısaca şudur: Beden, zihin ve ruhunuzu olabilecek en sağlıklı, saf, dengeli ve uyumlu hale getirip, doğayla barışık noktaya ulaşmak ve bunun neticesinde evrensel, sonsuz, kusursuz enerjiyle/ışıkla/kaynakla birleşmek.

Bedenimizi sağlıklı hale getirmek için asanaları (Yogada ki duruşlara verilen ad) uyguluyoruz. Yoga, bu duruşlardan ibarettir diye bilinir genelde ama değildir, bu sadece yoganın bir aşamasıdır, bunun dışında nefes (pranayama) ve yoga felsefesi çalışmaları ile, ruhumuzu ve zihnimizi sağlıklı, saf ve, hem kendi içinde hem de dış dünyayla, uyumlu hale getirmeye çalışıyoruz.

(Sanskrit-çe: düzenlenmiş, kusursuzlaştırılmış. Hint-Avrupa dil ailesinin Hint-Ari koluna bağlı en eski lisan)

Peki, yoga nerede ve nasıl ortaya çıkmıştır?

Yoganın Hinduizme dayandığı gibi genel bir yanlış bilgi vardır ama aslında yoganın tam olarak nerede ve ne zaman başladığı bilinmemektedir. Yazılı tarihten öncesine dayandığı söylenebilir. En az 5 bin senelik arkeolojik bulgular yoga duruşları içermektedir.

Yoga öğretisi ya da felsefesini nasıl açıklarsınız?

“Yoga, kendinde başlayıp kendinde biten bir yolculuktur” demiştir çok değerli bir yoga gurusu. Bu yolculuk boyunca elbette sosyal/dış dünya ile ilişkilerimiz oluyor, bu ilişkilerde esas alacağımız ilkeler var:

Zararsızlık: hiçbir canlıya zarar vermemek

Gerçeklik: yalan söylememek

Çalmamak: eşya kadar fikir de çalmamak

Ilımlılık: hem maddi hem manevi anlamda

Biriktirmemek: eşya kadar (kötü) duygu da biriktirmemek

Yoga felsefesine göre, bunlar sosyal ilişkilerde esas alınmasına çok özen gösterilmesi gereken noktalar.

Bir de kişinin kendisiyle olan ilişkisinde esas alacağı temel ilkeler vardır:

Temizlik: hem fiziksel hem de duygusal

Doyumluluk: sürekli, sınırsız bir tüketmeye dayalı bir yaşam tarzının aksine ihtiyacı kadar tüketmeye, üretmeye, dönüştürmeye ve paylaşmaya dayalı bir yaşam tarzı

Öz disiplin: elbette ki sağlıklı olmak için iç disiplin şart, yani canınızın istediği an istediğini yemek ve yapmak değil, düzenli uyku, beslenme, çalışma,…

Öz üzerinde çalışmak: kendinizi tanımaya ve kendi içinizde ki gerçek beni keşfetmeye yönelik çalışmalar

Akışa teslim olmak: zorlamamak, belli bir karar üzerinde ısrarla takılmamak, elinden gelenin en iyisini yapmak ama sonrasını doğaya ve akışa bırakmak.

Ve sonra, başta değindiğim gibi, duruşlar ve nefes çalışmaları geliyor. Ve sonra çok önemli bir aşama, savaşmak, ama bu bir iç savaş, egomuzla, arzularımızla savaşmak. Duyularımızın yanıltıcı etkileriyle savaşmak ve gerçek ihtiyaçlarımızı keşfetmek. Bu aşamada odaklanma ve meditasyona geçiyoruz, yani kendini tanıma ve içinde ki gerçek beni keşfetmeye. Kendini keşfetme, geldiğimizin kaynağa doğru yapılan bir yolculuk aslında.

Siz yoga yapmaya ne zaman başladınız?

Ben ilk kez 2013 yılında, değerli hocamız Serpil Öztürk’ün “Yoga Yolu” isimli yoga stüdyosunda yogaya başladım ve halen de derslerime devam ediyorum.  Kendi stüdyom yok çünkü hocamız zaten bize, orası bizim stüdyomuz gibi hissettiriyor, kendisinin uzun süreli seyahatlerinde derslerine vekalet etme onurunu bana veriyor. Bunun dışında özel ders veriyorum.

Ne gibi faydaları var?

Aslında faydaları saymakla bitmez, bedensel, zihinsel ve ruhsal olarak çok çeşitli faydaları vardır. Boyun, sırt, baş ağrısı, kemik erimesi, uykusuzluk, yorgunluk, menopoz ve en önemlisi, en yaygın ve birçok hastalığın sebebi olan strese karşı çok etkilidir. Yogada çok önemli olan doğru nefes alma yolu’ ile, zaten birçok rahatsızlık dengelenir, azalır.

Herkes yoga yapabilir mi? Yogaya başlamadan önce bilmemiz gereken belli başlı tavsiyeleriz var mı?

“Nefes alıyorsan yoga yapabilirsin” der değerli bir guru. Yoga yapmaya başladığınızda zaten vücudunuzun sınırlarını öğreneceksiniz, bir eğitmen eşliğinde kontrollü, bilinçli ve doğru yapıldığında herkes rahatlıkla yapabilir. Bir süre sonra, bu kişinin kendi kapasitesine göre değişir, eğitmenle yaptığınız derslerin paralelinde, kendi başınıza da yoga yapabilirsiniz, hatta yapmanız çok faydadır. Çünkü kendi kendinizle baş başa kalmanız çok değerlidir. Bunu günümüzde çok çok az yapıyoruz.

Yoga yapan kişinin hayatında ne gibi değişiklikler olur?

Yogaya başlar başlamaz, çok hızlı etkilerini görürsünüz. Fiziksel, ruhsal ve zihinsel:

Fiziksel olarak kendinizi daha iyi hissedeceksiniz, çünkü duruşlar sayesinde vücudunuzdaki ağrılar ve problemler azalacak, paralelinde doğru beslenme ile kilolarınızdan kurtulacaksınız.

Hayatınızda stres azalacak ve bunun neticesinde zaten birçok problem de kendiliğinden yok olacak.

Nefesinizin düzenli hale gelmesiyle düşünceleriniz ve zihniniz sakinleşecek ve huzursuzluk ve endişe yerine huzur ve ferahlık hissi içinizde çoğalmaya başlayacak.

Fakat şunu da unutmamak lazım, süreklilik çok önemlidir. Ne kadar düzenli ve disiplinli olursanız, o kadar çok faydasını görürsünüz. Bu aslında, sadece Yoga için geçerli bir ilke değil, olumlu her alışkanlık için geçerlidir.

Her gün mü yoksa haftanın bazı günlerinde mi yoga yapmamız gerekir?

Her gün yapılması en idealidir. Fakat yapılamadığı zaman kişinin kendisinde bir suçluluk duygusu hissetmemesi gerekir. Biraz önce de bahsettiğim gibi, sürekli, düzenli ve disiplinli oldukça daha çok yararını görürsünüz, daha sağlıklı olur, daha hafifler, daha özgür ve daha mutlu olursunuz. Dolayısıyla, herkesin kendi mutluluğu ile ilgili kararını kendisinin vermesi gerekir. Herkes kendi mutluluğunun mimarıdır demiş bir filozof (Throreau-Amerika’lı filozof, düşünür). Ne kadar mutlu olmak istiyorsanız, o kadar çok yoga yapın.

fotoğraf Murat Nergiz

Yoga yapan biri için özel bir beslenme tavsiyeniz var mı?

Beslenme elbette ki çok önemlidir. Yoga, ayurvedik beslenmeyi tavsiye eder, hatta ayurveda için Yoganın kız kardeşi denir. Ayurvedanın kelime anlamı yaşam Bilimidir”. İnsanın her yönden dengeli, sağlıklı ve zinde kalmasını sağlayan çok eski bir beslenme biçimidir. Kişinin doğuştan sahip olduğu bünye tipini belirleyerek, bu doğrultuda beslenme (yani gıda seçimi, pişirme tekniği) seçmek.

Dengeli hazım, doku, sindirim/boşaltım sistemi için, dengeli bir zihin, ruh ve duyular gereklidir. Bunun için de yoga gereklidir.

Türkiye’de ve Dünya’da yogaya olan ilgi nedir?

Hem Dünya’da hem de Türkiye’de ve benim yaşadığım Bodrum’da, bilhassa son yıllarda çok büyük bir ilgi var. Çünkü mevcut sistemi insana hep hızlı olmayı, yani hızlı yemeyi, düşünmeyi, birçok şeyi aynı anda yapmayı, tüketmeyi, canının istediği an istediği şeyi yapmayı, almayı, vs. söylüyor. Oysa ki tüm bunların hiç ama hiç mutlu etmediği artık anlaşılmaya başlandı, çünkü sürekli hastayız, fiziksel olarak da ruhsal olarak da. 6 aylık bebeklere de 80-90 yaşında ki insanlara da antibiyotik ve depresyon ilaçları veriliyor.

Önce hasta olup sonra ilaç almak ve iyileşmek değil, ki bu iyileşme de sürekli bir iyileşme değil, hiç hasta olmamak için (ruhsal ve fiziksel) ne yapmak gerektiğinin farkına varmaya başladı insanlar, bunun için ve ve kendiniz için yapabileceğiniz en iyi şey yoga.

Ümraniye24 adına teşekkür ederiz.

Söyleşi: Murat Nergiz

Bildirimleri açın    OK Hayır teşekkürler